İğde Çekirdeği Tozu Kaç Yaş? – Kayseri’de Bir Gün ve İçimdeki Duygular
Kayseri’nin o sert rüzgârıyla uyanmak… Sabahın soğuğu yüzüme vuruyor, ama ben hâlâ yorganın altında küçük bir dünya kurmuş gibiyim. Dün gece yazdığım günlük aklıma geliyor: “Bugün belki bir şey değişir.” Değişen tek şey, pencerenin önündeki iğde ağacı olmuş, yaprakları hâlâ donmuş ama sabah güneşiyle biraz parlıyor.
O ağacın altındaki toz kavanozunu gördüğüm an aklıma geldi: iğde çekirdeği tozu… “İğde çekirdeği tozu kaç yaş?” diye soruyorum kendime, sanki cevap bana bir sır verecekmiş gibi. Belki de sadece kendi yaşımı sorguluyorum.
İlk Kaşık ve İlk Hüzün
Mutfakta duruyorum, kavanoza bakıyorum. Annem kahvaltıyı hazırlıyor, ama ben dikkatimi veremiyorum. İçimde bir kıpırtı var, hem merak hem hüzün. Kaşığı alıyorum, iğde çekirdeği tozunu yoğurdun üstüne serpiştiriyorum.
İlk tadım… Beklediğim gibi değil. Bir yandan tuhaf bir lezzet var, bir yandan da içinde kaybolmuş gibi hissettiriyor.
İçimden bir ses:
“İğde çekirdeği tozu kaç yaş, acaba? Bu toz mu eski, yoksa ben mi yeniliği unuttum?”
O an gözlerim doluyor, çünkü hayatın bazı şeyleri yaşla değil, deneyimle ölçülüyor gibi geliyor.
Hatıralar ve Kayseri Sokakları
Küçükken babamla iğde toplamıştık. O zamanlar hayat çok basitti: güneş var, toprak var, babam var. Şimdi kavanozu elime alıyorum ve geçmişle şimdiki ben arasında bir köprü kurmaya çalışıyorum.
O günleri hatırlıyorum:
— “Bak oğlum, iğde çekirdeği böyle açılır,” demişti babam.
— “Kaç yaşında?” diye sormuştum.
Babam gülmüştü, “Sen sorarsan yaşını anlamazsın, tadına bakarsan anlarsın,” demişti.
İşte şimdi ben aynı şeyi yapıyorum, ama bu kez tek başımayım.
Yalnızlık ve Küçük Umutlar
İçimden geçenleri kimse bilmiyor. Günlüklerimde yazıyorum ama onlara bile bazen korkuyorum: acaba fazla mı duyarlı görünüyorsun?
Kaşığı tekrar aldım, yoğurt ve iğde çekirdeği tozunu karıştırdım. Tadına bakarken bir yandan da gülümsüyorum: küçücük bir şeyden bile mutluluk çıkarmak mümkün.
İç sesim fısıldıyor:
“Belki de her şeyin yaşı yoktur. Belki de iğde çekirdeği her zaman taze kalabilir, tıpkı anıların gibi.”
O an umut doluyor içime. Kayseri’nin gri sokakları bile sıcak görünüyor gözlerime.
Telefon ve Sessizlik
Telefonuma bakıyorum, arkadaşlardan mesaj yok. Birden sessizlik daha derin hissediliyor. Ama bu sessizlik kötü değil; içimde kendi duygularımı dinlemek için bir fırsat gibi.
Bir yudum daha yoğurt ve iğde çekirdeği tozu… Her lokma, geçmişin ve şimdinin birleştiği bir nokta gibi.
İğde Çekirdeği Tozu Kaç Yaş? ve Kendimi Bulmak
O kavanozu mutfaktan aldığımda fark ettim ki bu soru sadece iğde çekirdeğiyle ilgili değil. Kendimle ilgili bir soru: ben kaç yaşındayım, hangi anılar hâlâ canlı, hangi hayalleri erteledim?
Dışarıya baktım. Kayseri’nin evleri, yolları, uzaklarda bir yerlerde yanan soba dumanı… Her şey bir anda anlamlı hale geldi.
İçimde bir huzur, ama aynı zamanda hafif bir melankoli var. Çünkü bazı duygular sadece kabul edilirse gerçek olur.
Küçük Kaşık, Büyük Duygular
Her lokmada kendimi biraz daha iyi tanıyorum. İğde çekirdeği tozunu yoğurda katmak, bir ritüel gibi oldu. Kendime sordum: “İğde çekirdeği tozu kaç yaş?” Belki yaşını kimse bilmiyor, belki de önemli olan tadı, anısı ve benimle paylaştığı sessizlik.
Gözlerimi kapatıyorum. Kayseri’nin sabah ışığı odama vuruyor. İçimde bir sıcaklık var. Bu sıcaklık, hayal kırıklıkları ve umutların karışımı.
Günlükten Bir Not
Yazıyorum:
“Bugün yoğurda iğde çekirdeği tozu kattım. Tat tuhaf, ama bana geçmişi hatırlattı. Belki de sorulması gereken soru yaş değil, hatırlamak ve hissetmek. İğde çekirdeği kaç yaşında olursa olsun, anılar ve hisler hep taze.”
Kalbim hafifledi. Gözlerim doldu ama bu kez hüzün değil, bir tür rahatlama vardı. Kendimle barıştım.
Son Düşünceler
Bazen sorular basit görünür ama cevaplar karmaşıktır. “İğde çekirdeği tozu kaç yaş?” sorusu bile bir yolculuk başlatabilir. İçimde kaybolmuş duygular, hatıralar, küçük umutlar… Hepsi bir araya geldi.
Kayseri’nin sokakları hâlâ sessiz, ama ben artık biraz daha dinç hissediyorum. Belki hayatın tadı, iğde çekirdeği tozu gibi, yaşla değil, hislerle ölçülür.
Ve ben bugün, bir kaşık yoğurt ve bir tutam iğde çekirdeği tozu ile kendi duygularımın, küçük kırılmaların ve umutların farkına vardım.
Her kaşık, bir anı. Her anı, bir yaş.
Belki de iğde çekirdeği hiç yaşlanmaz. Biz yaşlanırız, ama hatırladıkça hep taze kalır.
Daha Fazlası İçin: İslam'ın 5 temel esası nelerdir ?